REKLAM ALANI

KHA HABERLER

Başbakan Davutoğlu Milletimizle yürüyoruz

Başbakan Davutoğlu, "Onlar paralelle yürümeye devam etsinler, biz sıratı müstakimde milletimizle yürümeye devam ediyoruz" dedi.
TBMM
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 
Meriç nehrinde meydana gelen taşkın nedeniyle Edirne ve Trakya'da yaşayan vatandaşlara geçmiş olsun dileğinde bulunan Davutoğlu, devletin bütün imkanlarıyla gerekli tüm tedbirleri aldığını, şu ana kadar da can ve mal kaybının söz konusu olmadığını belirtti. Taşkın alanında su baskınını söz konusu olduğunu ifade eden Davutoğlu, ilgili bakanların konuyla yakından ilgilenerek, her türlü tedbirin alınmasına nezaret ettiklerini söyledi.
Davutoğlu, geçen ay Edirne'ye yaptığı ziyarette Karaağaç tahliye ve drenaj kanalı çalışmalarını takip ettiğini hatırlatarak, "Çok büyük bir ana kanal olacak. Edirne'yi by-pass edecek şekilde Meriç sularının bundan sonra herhangi bir baskın ve taşkın olma ihtimalini yok edecek şekilde düzenlenecek. Bir ay içinde proje tamamlanıyor ve inşaat aşamasına geçiliyor" diye konuştu.  
"Son 20 ayın en düşük enflasyonuna ulaştık"
Enflasyon rakamlarının açıklandığını aktaran Davutoğlu, şöyle devam etti:
"Büyük bir memnuniyetle ifade etmek istiyorum; ekonomimizdeki, bütün istatistiklerdeki olumlu trend enflasyon rakamlarına da yansıdı ve son 20 ayın en düşük enflasyonunu gördük hamdolsun. Kasım ayında 9.15 olan enflasyon, Aralık ayında 8.17'ye düştü, şimdi de 7.24. Her ay takriben 1 puan düşüyor. Ve son 20 ayın en düşük enflasyonuna ulaştık. Ayrıca bu TÜFE, ÜFE'de de geçen ay 6.36 olan enflasyon şimdi 3.28'e düştü. Bu da maliyetlerin düşüşünü gösteriyor. Çekirdek enflasyonda da iyileşme eğilimi var. Bütün bunların, ekonomimizdeki olumlu gelişmelerin yansıması olduğunu bir kez daha vurgulamak istiyorum. Bununla birlikte enflasyon faiz oranlarının da önümüzdeki aylarda gittikçe artan bir ivme ile düşeceğine dair inancımız son derece güçlüdür."
"İstikbali parlak bir Türkiye'ye kararlı bir şekilde yürüyoruz" 
Konuşmasında  geçen hafta yaptığı yurtiçi ziyaretlere de değinen Davutoğlu, halkla buluştukça daha güçlü bir enerji ile dolduklarını ve bu enerjiyi de Ankara'ya yansıttıklarını söyledi. 
Davutoğlu, 28 Ocak'ın Misakımilli'nin ilanının yıl dönümü olduğunu hatırlatarak, 1920 yılında Misakımilli'nin ilan edildiği günlerde bütün ülkenin istikbal kaygısı ve istiklal mücadelesi içinde olduğunu vurguladı. "Cumhuriyetimizin 100 yılına giderken hep beraber istiklali tahkim edilmiş, istikbali parlak bir Türkiye'ye kararlı bir şekilde yürüyoruz" diyen Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Tam da Misakımilli haftasında, Misakımilli'nin güçlü şuur şeklinde, Kuvayımilliye halinde tarih sahnesine çıktığı şehirlerdeydik. İzmir'de, Afyon'da, Manisa'da, Denizli'deydik. Çok büyük bir coşku ve muhabbetle kongrelerimizi yaptık. 15 Mayıs 1919'da, burada iki şahsiyeti anmak istiyorum; Misakımilli ve Kuvayımilliye bağlamında, bir yiğit insan Hasan Tahsin, İzmir'de düşmana ilk mermiyi sıktığı anlarda Denizli'de de bir başka yiğit insan Denizli Müftüsü Ahmet Hulusi Efendi düşmana karşı savaş fetvası verdi. İstiklal fetvasıyla istiklal kurşunu buluştu. 
Ahmet Hulusi Efendi'nin sancağı çekip Kayalık Camisinden meydana doğru yürüdüğünde irat ettiği hutbe veya konuşma hala kulaklarımızda yankılanır. 'Düşman istilası söz konusu olduğunda, ona karşı mücadele etmek her Müslüman için farz-ı ayndır'. O andan itibaren bütün bir millet ayağa kalktı ve mücadele katıldı. Hemen o konuşmanın sonunda ise 'silahı olmamak bir mazeret değildir' dedi Ahmet Hulusi Efendi. 'Elinizde üç çakıl taşı varsa dahi onu düşmana atacaksınız ve bu mücadeleye katılacaksın. Şimdi ben de buradan 95 yıl sonra bir kez daha bütün milletimize çağrı ile bir şekilde 100 yıla yürürken teme ilkemizi vurguluyorum; herkes yeni bir Misakımilli'de buluşmalı ve bu Misakımilli'nin hedefi doğrultusunda elinde ne varsa, heybesinde ne varsa bu mücadeleye katılmalı. Üç çakıl taşı olan dahi bu çakıl taşlarını üst üste koyup, Türkiye'yi yeniden inşa faaliyetine, AK Parti'nin başlattığı kalkınma hamlesine katılmalı."    
"İzmir'deki her gelişmeye bizzat müdahil olacağım" 
İzmir'ye yaptığı ziyarette Ankara ve İstanbul'dan sonra bu kentte de bir Başbakanlık Ofisi açılacağını söylediğini hatırlatan Davutoğlu, bu yolla İzmir'e verdikleri önemi göstereceklerini, hükümet hizmetlerini ülke sathına yaymak konusunda da önemli bir adım atacaklarını kaydetti. 
Davutoğlu, "Biz her bir bölgemize, şehrimize kalkınma hamlemizde özel roller, görevler biçiyoruz. Nitekim İzmir'e dönük olarak da İzmir-İstanbul otobanı inşallah 2017'de bütünüyle devreye girdiğinde, Körfez geçişi ile birlikte, 9.5 saatlik İzmir-İstanbul arası, 3.5 saate düşecek. Aynı şekilde Ankara- İzmir Otoyolu, Ankara-İzmir tren yolu devreye girdiğinde Osmanlı'nın payitahtı İstanbul ile Cumhuriyetin Başşehri Ankara  İzmir ile birleşmiş ve İzmir'den Akdeniz'e güçlü Türkiye'nin mesajı verilmiş olacak" diye konuştu. 
Çandarlı, Kuzey Ege limanını devreye girmesi ile İzmir'in tarihte olduğu gibi bütün Ege ve Akdeniz'in en büyük ticaret ve sanayi şehri haline geleceğini aktaran Davutoğlu, "Maalesef son 12 yıl içinde bütün şehirlerimizde çok ciddi hamleler söz konusu olurken, şehirlerimiz Türkiye'nin genel kalkınmasında hak ettiği yeri alırken, İzmir'deki yerel yönetim anlayışı bu gelişmelere ayak uyduramadı ve İzmir yükselen şehirler trendinde hak ettiği yeri bulamadı. Bundan sonra bizzat takip edeceğim, İzmir'deki her gelişmeye bizzat müdahil olacağım ve İzmir'i hak ettiği yere getireceğiz" dedi. 
İzmir'de yapılacak hizmetler hakkında da bilgi veren Davutoğlu, Ege'de büyük bir ekonomik havza oluşmasına önem verdiklerini söyledi. Yüksek teknoloji ihtiva eden projelere 5. bölge teşviği uygulayacaklarını da belirten Davutoğlu, bu noktada Ege'ye özel bir önem verdiklerini de anlattı. 
Davutoğlu, "Cumhuriyetçilik, Kuvayımilliye ve Misakımilliye ruhuna sahip çıkmakla ortaya konabilir. Türkiye'de bu anlamda gerçek cumhuriyetçi parti, cumhurun iradesini öne çıkaran ve cumhur ile birlikte yürüyen AK Parti'dir" dedi. 
Davutoğlu, şunları kaydetti:
"Yıllardır değişik şehirlerimizde 'yaşam şekline müdahale' gibi bir takım vehimlerle AK Parti'nin bu şehirlerle olan irtibatını koparmaya çalışanlara sesleniyorum; Türkiye'de AK Parti'nin müdahil olamadığı, giremediği, nüfuz etmediği hiçbir ülke köşesi yoktur. Gönül gönüle konuşamadığı, özgürlükler içinde ortak geleceği paylaşamadığı hiçbir toplum kesimi yoktur ve olmayacaktır. Biz kıyısı ile hinterlandıyla, dağlarıyla, ovasıyla, deniziyle, yaylalarıyla bütün Türkiye'nin partisiyiz. Bütün Türkiye'nin partisi olmaya da devam edeceğiz."
Davutoğlu, üzümdeki üretim fazlasını almak üzere gelecek haftalardan itibaren okullarda süt ile kuru üzüm de dağıtılacağını söyledi.  
"Ümit ederiz ki bizim gittiğimiz her yere giderek ülkeyi tanımaya başlar"
AK Parti ile milletle buluşurken ve seçimlere yürürken, muhalefetin ise değişik koalisyon çabaları içinde olduğunu dile getiren Davutoğlu, şöyle konuştu:
"CHP, MHP, HDP Türkiye gündemi üzerinden kendi politikalarını anlatmak yerine, sürekli olarak farklı çabalarla AK Parti üzerinden siyaset yapmaya çalışıyorlar. Biz İzmir'e Aydın'a mı gittik, oralara müjde mi verdik? Bir bakıyorsunuz ertesi günü Kılıçdaroğlu, oraya gidiyor. Ümit ederiz ki bizim gittiğimiz her yere giderek ülkeyi tanımaya başlar, Ankara'nın dar koridorlarından çıkar. Ama açık söyleyeyim, hızımıza kimsenin yetişmesi mümkün değil. Son 5 ay içinde 50'yi aşkın vilayeti ziyaret ettik. İnşallah önümüzdeki aylarda bütün vilayetlerimizi ziyaretlerle tamamlayacağız, seçimlerde de ikinci turu yapacağız. Onlar arkamızda bizi takip etmeye devam etsinler."
 "Onlar çatı adayda birleşirken, biz milletle bütünleştik"
AK Parti olarak milletle buluşurken, milletle geleceğe kararlı şekilde yürürken perde gerisinde bazı ittifak çalışmalarının yürümekte olduğunu da gördüklerini belirten Davutoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Dikkat edin, geçen sene 17-25 Aralık kumpaslarından sonra 30 Mart'a giderken, sadece AK Parti'yi engellemek için bu paralel çete şu propagandayı yaptı; 'her yerde AK Parti karşısında kim güçlüyse onu destekleyeceğiz'. Yani Doğu'da, Güneydoğu'da HDP'yi, kıyılarda CHP'yi, İç Anadolu'da MHP'yi. Düşünün, Kur'an kurslarını, Kur'an öğrenmeyi yasaklayan bir tek parti zihniyeti ile işbirliği yapmaktan çekinmedi bunlar. Aynı şekilde çözüm sürecine bir taraftan karşı çıktılar, bir taraftan da HDP ile kol kola girmeye hiçbir beis görmediler. MHP'nin durumu ise daha ilginç. MHP de bu paralel çeteye karşı çıkmak yerine bütün bu organizasyon içinde yer aldı ve bir çatı adayla cumhurbaşkanımızın adaylığı karşısında ortak bir adayla sahneye çıktılar. Ama ne oldu? Onlar çatı aday etrafında bir koalisyonla birleşirken, biz milletle bütünleştik ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinde onlara en büyük dersi verdik."
3. KOBİ ve Girişimcilik Ödül Töreni
Davutoğlu, geçen hafta içinde ekonomi alanında yapılan üçüncü toplantı ve müjdelerle sonuçlandırdıkları faaliyetin KOSGEB'in organize ettiği "3. KOBİ ve Girişimcilik Ödül Töreni" olduğunu kaydetti.
KOBİ'lerin toplumların ve ekonomilerin omurgası olduğunu, ekonomik istikrar ile sosyal istikrar arasındaki bağı kurduğuna işaret eden Davutoğlu, Türkiye'de de toplam işletmelerin yüzde 99,5'i, toplam istihdamın yüzde 77'si, toplam katma değerin yüzde 55'inin KOBİ'ler tarafından sağlandığını vurguladı. 2015 yılını hem ülke içinde KOBİ'leri destekleme yılı hem de G-20'de KOBİ'leri dünya gündemine getirme yılı ilan ettiklerini belirten Davutoğlu, G-20 dönem başkanlığı süresince KOBİ'leri dünya gündeminde tutacaklarını, içeride KOBİ'leri güçlendirilmesi için her türlü desteği vereceklerini anlattı. 
Davutoğlu, ödül töreninde başarılı KOBİ'lere ödüllerini verirken dört önemli müjdeyi de kendileriyle paylaştıklarını kaydederek, şöyle konuştu:
"Birincisi; markalaşma ve kurumsallaşma desteği vereceğiz. KOBİ'lerimizin küçük ölçekten orta ölçeğe, orta ölçekten büyük ölçeğe yönelebilmeleri için markalaşmaları ve kurumsallaşmaları şart. Bunun için işletmelerimize 150 bin lira destek vereceğiz. Bu yönde yapacakları çalışmaları için... İkincisi; KOBİ'lerimizin tek tek güçlü olmaları çok zor. Üç işletme, üç KOBİ bir araya gelip, işbirliği ve işgücü perspektifiyle ortak proje geliştirdiklerinde biz buna 350 bin lira geri ödemesiz, 1 milyon 200 bin lira geri ödemeli, 1,5 milyon lira kredi imkanı tanıyacağız. Bunun için de çok geniş bir perspektifte bütün KOBİ'lerimize destek sağlayacağız. Markalaşma ve kurumsallaşmada toplam 100 milyon lira kredi, ama bu alanda ise herkese önü açık bir kredi anlayışını gerçekleştireceğiz. Yine, AR-GE, inovasyon ve endüstriyel uygulama alanında KOSGEB desteğini yüzde 50 artıracağız. Daha önce girişimcilere destek programı çerçevesinde kadın ve engellilere ek yüzde 10 sağlıyorduk, bunu yüzde 20'ye çıkarıyoruz, şehit ve gazi yakınlarına da bu imkanı tanıyoruz. Bütün bu desteklerden kadın ve engelli girişimcilerimiz yüzde 20 nispetinde daha fazla istifade edecekler, şehit ve gazi yakınları da bundan istifade edecek. Dolayısıyla, önümüzdeki dönemde KOBİ'lerimizin bütün taleplerini,  ekonomik rasyonalite ve makro ekonomik stratejik planlarımız çerçevesinde değerlendirip KOBİ'lerimizi dünyayla rekabet eder hale getireceğiz."
Turizm sektörü iki alanda desteklenecek
Davutoğlu, bugün bir sektörle ilgili iki önemli kararı ve müjdeyi paylaşmak isteğini ifade ederek, Türkiye'nin en önemli sektörünün turizm sektörü olduğunu ve "bacasız fabrika" olarak bilindiğini, ayrıca çok geniş istihdam imkanları oluşturduğuna kaydetti.
"Türkiye son dönemde, bizim dönemimizde turizmde olağanüstü hamle dönemi yaşadı; 12-13 milyon turizm kapasitesinden 40-50 milyonlara giden, inşallah en kısa zamanda 50 milyonlara ulaşacağımız bir noktaya geldik" diyen Davutoğlu, bu yıl turizmde ciddi sıkıntıların olabileceğinin tüm dünyada konuşulduğunu, Türkiye için de iki  gelişmenin önemli olduğunu, özellikle Bağımsız Devletler Topluluğu, Rusya başta olmak üzere bu ülkelerden gelenlerin ekonomik sıkıntıdan kaynaklı sorunları olduğunu, ayrıca İran'dan gelen turistlerde de bazı sıkıntılar olabileceğini öngördüklerini söyledi.
Davutoğlu, erken rezervasyonlarda düşüş, iptal haberleriyle ilgili birtakım gelişmeler olduğu haberini alınca geçen hafta içinde Kültür ve Turizm Bakanıyla, ilgili bakanlıklarla bir toplantı yaparak, sektörü bu kritik yılda iki önemli alanda destekleme kararı aldıklarını bildirdi.
Başbakan Davutoğlu,  "Önümüzdeki iki ay içinde seyahat acentelerinin organizasyonuyla bu ülkelerden Türkiye'ye gelen her yolcu uçağına ek yakıt desteği vereceğiz. Her uçak için 6 bin dolar yakıt desteği vereceğiz. Şimdiden uçuş iptalleri veya rezervasyon iptallerinin önüne geçeceğiz. Tur, seyahat acentelerinin yükünü hafifletmiş olacağız ve herhangi bir iptali de engellemeye çalışacağız. Bu kaynağı da Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu'ndan karşılayacağız. İkincisi; tur operatörlerine Hazine destekli kredi kefaleti sağlayacağız. Bu da Kredi Garanti Fonu ile sağlanacak. Bu ülkelere çalışan tur operatörlerine dönük olarak da ciddi bir kredi imkanı sağlayacağız" dedi.
"Kongreleri demokrasi şöleni halinde yapıyoruz"
Davutoğlu, bir taraftan vatanın her köşesine gidip vatandaşlarla buluştuklarını, kongreleri büyük coşku, düğün ve demokrasi şöleni halinde yaptıklarını, diğer taraftan yurtdışı temaslar, Hükümet faaliyetlerini ve ekonomik projeleri  sürdürdüklerini ifade etti.  Davutoğlu, "Ama en önemlisi de Haziran 2015 seçimlerine kararlı bir şekilde yürüyoruz. Kim hangi vesveseyle hareket ederse etsin, kim hangi tuzağı kurarsa kursun Türkiye'nin istikbali bütün milleti kucaklayan AK Parti'nin elindedir ve bu istikbali korumaya kararlıyız. Afyon'dan İzmir'e yürüyen istiklal orduları gibi biz de 2023 yılına istikbal orduları şeklinde yürüyoruz. Nasıl İstiklal orduları zafere ulaşmışsa, istikbal ordularının öncüsü olan AK Parti de zafere ulaşacaktır. Yolumuz hayırlı, menzilimiz, akıbetimiz hayrola inşallah" dedi.
"Biz sıratı müstakimde yürümeye devam ediyoruz"
Davutoğlu, Devlet Bahçeli'nin geometriye merak sardığını, gelir dağılımını anlatırken piramitten bahsettiğini ve "bunu elipse döndürelim" dediğini ifade ederek, şunları söyledi:
"Kendi iktidarları döneminde gelir dağılımının nasıl olduğunu herkes biliyor. Türkiye'nin yüzde 30'u neredeyse 4 doların altında, yüzde 5'e yakın bir nüfus 1 doların altında yaşıyordu. Şimdi 1 doların, 2 doların, 3 doların altında yaşayan yok. 4 doların altında ise ise sadece yüzde 2'lik, yüzde 3'lük bir oran kaldı. İnşallah onu da yakında 4 doların üzerine çıkartacağız. Sayın Bahçeli elipsle, üçgenle uğraşmasın biraz paralelle ilgilensin. Milletle yolu hiç kesişmeyen hani böyle paralel sonsuza kadar yanyana gider ya hep bunlar yanyana gidiyorlar. Milletle yolları hiç kesişmiyor.  Kesişim noktaları yok. Onlar paralelle paralel bir şekilde yürümeye devam etsinler, biz sıratı müstakimde yürümeye devam ediyoruz, devam edeceğiz."
Davutoğlu, 30 Mart seçimleri öncesinde Başbakan'ın rahatsızlık geçirmesi nedeniyle Konya mitinginin sorumluluğunun kendisinde kaldığını anımsatarak, "Orada da söylemiştim zaferin de bir tadı var tek tek gelmeyin, hepiniz birlikte gelin" dedi.
"Onlara tavsiyem Anadolu'ya sığınsınlar"
Anadolu'nun her bir köşesinde gördüğü heyecanın partisinin kongrelerinde de gördüğünü vurgulayan Davutoğlu, şöyle devam etti:
"12 yıl sonra AK Parti'ye elhamdülillah ne bezginlik bulaşmış ne yorgunluk hep diriyiz, hep iriyiz, hep geleceğe omuz omuza yürüyoruz. Onlar telaş içinde kendi dertlerine düşsünler, birbirleriyle nasıl ittifak peşinde olacaklarını hesap etsinler, biz milli irade istikametinde sıratı müstakimde yürüyeceğiz. Dikkat ediniz CHP'den, MHP'den ya da HDP'den Türkiye'nin temel meseleleriyle ilgili tek bir görüş duyuyor musunuz? Hayır. Alternatif bir dış politika yaklaşımı var mı? Yok. Alternatif bir ekonomi yaklaşımı var mı? Yok. Baktılar Türkiye'de ümit yok bu sefer Yunanistan'daki gelişmeye SYRİZA'ya, Sayın Çipraz'a ümit bağladılar, onu örnek alıyorlar. Ama Sayın Çipraz ile yaptığım telefon görüşmesinde kendisine de ifade ettim ve o da buna katıldığını söyledi. 2002'de nasıl Türk ekonomisi mefluç hale gelmişse, nasıl  bütün siyasi partilerden ümit kesilmişse, biz milli iradeyi arkamıza alarak rasyonel politikalarla 12 yılda hasta adam denilen bir ülkeyi küresel güç haline getirdik. Sayın Çipraz da buna katıldığını ifade etti.
Biz sadece milletimizi örnek alıyoruz. Milletimizle birlikte yürüyoruz. Muhalefet ise acaba başka başarılardan ilham alıp Türkiye'ye birşey aktarabilirmiyim telaşı veya popüler gündem arayışları içinde. Onlara tavsiyem hiç başka yere gitmesinler Anadolu'ya sığınsınlar, Trakya'ya sığınsınlar. Bizim yaptığımız gibi Anadolu insanının, Trakya insanının terleriyle terleri buluşsun, gönülleriyle gönülleri buluşsun. Ankara'da birtakım kriz beklentileri içinde siyaset yapmak yerine, siyaset dizaynı yapan paralel çeteyle işbirliği yapmak yerine kendilerine güvensinler. Ama kendilerine güvenemezler. Çünkü siyasette omurgaları yok, duruşları yok, siyasi kimlikleri berrak değil. Bir gün bakarsınız cumhuriyetçi ertesi gün paralelcilerle işbirliği içinde bir gün ulusalcı ertesi gün bölücülerle koalisyon hazırlıkları içinde. Önemli olan siyasette duruştur, omurgadır. Bu da sadece AK Parti'de var. AK Parti bu duruşunu kim ne derse desin sürdürmeye devam edecek."
İnşaat sektörü
Başbakan Davutoğlu, geçen hafta içinde siyasi gündem dışında yoğun bir şekilde ekonomik reform çalışmalarına devam ettiklerini belirterek, inşaat sektörüyle buluştuklarını, sektörün öncü kuruluşları ve temsilcileriyle yaklaşık 5 saatlik bir toplantıda biraraya geldiklerini söyledi.
İnşaat sektörüyle reel sektörün birbirlerine alternatif, karşıt sektörler olmadığını vurgulayan Davutoğlu, Gayri Safi Milli Hasıla'nın yüzde 5'ini ve 250 yan sektörlerle yüzde 30'unu temsil eden inşaat sektörünün reel sektörün merkezinde olduğunu ve reel sektörle birlikte gelişip, büyüdüğünü kaydetti.
Davutoğlu, Türk müteahhitlerin ilk yurtdışı müteahhitlik hizmeti verdikleri 1972'den 2002'ye kadar aldıkları toplam proje tutarının 44 milyar dolar olduğunu,  son 12 yıllık dönemde ise bu rakamın 260 milyar dolara ulaştığına dikkati çekti.
Ülke içinde konut sektörünün gelişimi konusunda da dev adımlar attıklarını ve atmaya devam edeceklerini belirten Davutoğlu, "Hem yeni ev sahibi olmak isteyen vatandaşlarımıza hem de konut sektöründe talep artışı bekleyen müteahhitlerimize ilettim. İnşallah yapacağımız düzenlemeyle, konut alımlarında yüzde zorunluluğu var. Vatandaşın bu yüzde 25 peşinat vesilesiyle yaptığı tasarrufun yüzde 15'ini de biz kendisine devlet desteği olarak vereceğiz. Hem evlenmek yani aile sahibi olmak hem de evlenmek, konut sahibi olmak için de yüzde 15 desteği verdik. İnşallah bu ülkede konut sahibi olmayan aile kalmayacak. Elimizden gelen her türlü çabayı yürüteceğiz" dedi.
İmar Yasası 
Üzerinde çalışılan İmar Yasası'na değinen Davutoğlu, şunları söyledi:
"İmar Yasası'nda herhangi bir şekilde vatandaşlarımızın sahip oldukları arazi, arsa ve evin değer kazanması dolayısıyla bir vergi gelmesi söz konusu değildir. Böyle tahrifat yapanlar olduğunu duyuyoruz. Hiçbir şekilde vatandaşlarımıza herhangi bir vergi yükü söz konusu değildir, vergi de söz konusu değildir. Belediyelerimizin yaptığı genel düzenlemeler çerçevesinde olabilecek değer artışlarında da hiçbir vergi, hiçbir yükümlülük söz konusu olmayacaktır. Sadece herhangi bir vatandaş bireysel bir imar değişimi talebinde bulunursa bireysel olarak o imar talebinin getirdiği ek değer kamunun yaptığı imar düzenlemesiyle ilgili olduğu için, onunla ilgili bir düzenleme gelecek. Bireysel taleplerde bir arsada bir imar değişiminin getireceği yüksek kazancın yan arsada olmamasının doğuracağı adaletsizliği gidermek için de bunların pafta, ada ve bir sokak, cadde düzeyinde olmasına özen göstereceğiz. Burada bizim yaptığımız çalışma adaleti sağlamak ve belli bir düzensizliği ortadan kaldırmak içindir. Kesinlikle yeni bir vergi de, şerefiye artışından kaynaklanan yeni bir yükümlülük de söz konusu değildir. Bireysel taleplere yönelik olarak yaptığımız düzenlemedir."
Sektörel dönüşüm programı
Davutoğlu, 25 öncelikli sektörel dönüşüm programının insan odaklı sosyal boyutunu içeren 3. paketini de ilan ettiklerini anımsatarak, böylece bin 350 eylemden oluşan Cumhuriyet tarihinin belki de en kapsamlı sektörel dönüşüm projesini devreye soktuklarını söyledi.
12 yıllık AK Parti iktidarlarının bir anlamda yoldaki engelleri ortadan kaldırdığını belirten Davutoğlu, altyapıda büyük adımlar attıklarını, özellikle ulaştırmada, bütün altyapı alanlarında ikinci hamle döneminin önünü açtıklarını kaydetti.
Birinci hamle döneminde Gayri Safi Milli Hasıla'nın 4 misli arttığını, ihracatın 158 milyar doları bulduğunu, ulaştırmada devrim mahiyetinde adımlar attıklarını ifade eden Davutoğlu, "Neredeyse her ilde  havaalanlarımızla, demiryolu, hızlı tren projelerimizle, 6 bin kilometrelik duble yolu 17 bin, 18 bin kilometrelere çıkararak devrim mahiyetinde adımlar attık" diye konuştu.
Davutoğlu, şimdi ise niteliksel bir dönüşüm ile ekonomide ikinci hamle dönemini başlatmak istediklerini anlatarak, 8 aylık, 10 aylık bir seçim hükümeti gibi davranmadıklarını, 62. Hükümet Programı'nda vurguladıkları, altını çizdikleri her hususu hayata geçirmek için gece gündüz çalıştıklarını söyledi.
Bu sektörel dönüşüm programının getirdiği avantajları, yeni vizyonu değişik bölgeler anlatmak üzere çalışma ekipleri oluşturacaklarını, bakanların bütün bölgeleri ziyaret ederek, bunu bölge bazında  tanıtacaklarını ifade eden Davutoğlu, "Kentlerimizi de, şehirlerimizi de, şehir ekonomilerimizi de bu vizyonla birlikte nasıl yeni bir geleceğe yönelteceğimizin istişarelerini de şehirler bazında yapacağız" şeklinde konuştu.
Davutoğlu, son 6 ay içinde 50 vilayeti ziyaret ettiğini, en az 25 ilde STK'larla buluşup, bu yeni vizyonu paylaştığını belirterek, şehirden bölgeye, bölgeden ülkeye, ülkeden küresel alana ekonomiyi birbiriyle entegre bir kalkınma stratejisi olarak 2023 hedefleri doğrultusunda yönetmeye devam edeceklerini kaydetti.
"Misakımilli'nin altını dolduruyoruz"
Açıkladıkları 25 sektörel dönüşüm programıyla Misakımilli'yi Misakı iktisadiye, bir ekonomik misaka dönüştüren hamleler yaptıklarını ifade eden Davutoğlu, şöyle konuştu:
"Misakımilli'nin altını dolduruyoruz. Misakımilli'nin altı nasıl dolar misaki siyasiyle yani milli birlikle beraberlikle işte çözüm süreciyle bütün toplum kesimlerini bünyemizde barındırmakla, Türkiye'nin her yerine hizmet götürmekle. Bir de Misakı iktisadi var, oda Türkiye'yi ekonomik olarak kendi ayakları üzerinde duran, kimseye muhtaç olmayan güçlü ve kudretli bir ülke yapmak. Misakımilli nutukları atmak kolay Misakımilli'nin siyasi perspektifi Türkiye'nin bütünlüğünü korumak için gerekli tedbirleri almaktır. Misakımilli'nin iktisadi perspektifi misakı iktisadi Türkiye'yi bir daha IMF'ye muhtaç kılmayacak şekilde ekonomimizi tahkim etmektir. Biz Misakımilli'nin altını doldurarak yürüyoruz. Misakımilli bundan sonra daha da tahkim edilecek. Hiç kimse Türkiye içinde veya dışında Türkiye'nin milli birliğini bozacak şekilde faaliyet göstermeye cesaret edemeyecek. Bizim Misakımilli'miz budur. Hiç kimse bir daha Türkiye'yi uluslararası fonlara muhtaç hale getiremeyecek. 2023'e geldiğimizde misakı siyasi misakı iktisadi üzerinden ve misakı siyasinin yeni zemini olacak özgürlükçü bir anayasayla yepyeni bir milli iktisadi, siyasi gelecek öngörüyoruz."
Başbakan Davutoğlu, grup toplantısından sonra makamına geçerken kuliste iki kadın, "Sayın Başbakan bugüne kadar verdiğiniz sözleri yerine getirmediniz, yanınızdakiler size yalan söylüyor" diye bağırdı. Kadınlar, güvenlik güçlerince kulisten dışarı çıkarıldı.AA

Hiç yorum yok

hakaret içeren ve alâkasız yorumlar yayınlanmayacaktır. Hukuki sorumluluk yorum sahibine aittir.